FileHandler-4-1200x797.jpg
05/Haz/2020

İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı,Gerontoloji Bölümü Başkanı ve İst-GETAM Proje Yürütücüsü Prof. Dr. Ahmet Akgül Çin’de ortaya çıktığı günden beri tüm dünyada korku ve paniğe neden olan Koronavirüs’ün, özellikle ileri yaştaki bireyler üzerindeki etkileri ile ilgili merak edilenler hakkında açıklamalarda bulundu. Aynı zamanda kalp damar cerrahı da olan Prof. Dr. Ahmet Akgül, ilerleyen yaşla birlikte riskin yükseldiğini belirterek, kronik rahatsızlığı olan bireylerde de hastalığın daha ağır seyredebileceğini belirtti. 

-Coronavirus (SARS COV-2)  enfeksiyonunun neden olduğu hastalığın yaşlılardaki etkileri hakkında neler söylersiniz?

Çin’in Wuhan Kenti’nde başlayan Coronavirus (SARS COV-2) salgını 2003 yılında neden olduğu SARS salgınına göre daha az ölüm oranına neden olsa da daha hızlı yayılmış, daha kısa sürede daha çok  insanın enfekte olmasına neden olmuştur. Çin Halk Cumhuriyeti, Hastalık Kontrol Merkezi verilerine göre henüz bir aşısı ya da antiviral ilaç tedavisi bulunmayan bu enfeksiyonun neden olduğu ölümlerin yüzde 3,6 ‘sı 60-69 yaş , yüzde 8’i 70-79 yaş aralığında, yüzde 14,8’i de 80 yaş ve üzerindekilerde gerçekleşmiştir. 10-40 yaș arasında ölüm oranı %0.2 olarak tespit edilmiş, 10 yașın altındaki çocuk hastalarda hiç ölüm kaydedilmemiștir.

Hastalık seyrinin ağır olmasının yaştan bağımsız faktörleri olduğu gibi doğrudan yaşla ilintili nedenleri de vardır. Bağımsız faktörlerden biri virüs yükü yani vücuda giren virüs sayısıdır. Solunum yollarına giren virüs sayısı arttıkça virüslerin daha alt solunum yollarına (bronşlara ve akciğerlere) ulaşma ve bronşit (bronş infeksiyonu) ve zatürre (akciğer infeksiyonu) gibi ağır infeksiyonlara yol açma olasılığı artmaktadır. Bu noktada ancak sekresyonu bol bulaş kaynaklarından uzak durma ve genel bulaşıcı hastalık tedbirleri işlevseldir.

-Kimler daha çok risk altında?

Yaşa bağlı etkenlerden sayabileceğimiz bir etken; virüsle karşılaşan kişinin bağışıklık sisteminin gücüdür. Bağışıklık sistemi yaşlılarda, altta yatan kronik hastalığı olanlarda (astım, diyabet, kalp hastalığı gibi), iyi beslenmeyenlerde, bedensel ya da ruhsal olarak aşırı yorgun olan bireylerde daha zayıftır ve bu kişilerde virüs infeksiyonlarının daha ağır seyretmesi kaçınılmazdır. Yaşlılarda bu enfeksiyona bağlı mortalite nedenleri ise daha çok solunum ve böbrek yetmezlikleridir.

-İlerleyen yaşla birlikte vücutta ne gibi değişimler oluyor?

İlerleyen yaşla birlikte birlikte karaciğer hacmi %20-30, karaciğer kan akımı ise %20-50 oranında azalmaktadır. Yine böbrek kan akımı ve glomerüler filtrasyonda azalmaya bağlı olarak suda çözünen ilaçların böbrekten atılımında azalma görülür. Tüm bunlara ek olarak ilaç yan etkilerine karşı daha duyarlı olan yaşlı bireyde kullanılan ilaçların sağlık ekibinin hasta ve hastalık özelinde alacağı karara göre değişmekle birlikte, başlangıç ve sürdürüm dozlarının düşük tutulması bir klinik gerekliliktir. İnfluenza virüsü dışındaki solunum virüslerine etkili herhangi bir ilacın bulunmaması, yalnızca yakınmalarını hafifletmeye yönelik ağrı kesici, ateş düşürücü gibi ilaçların kullanılabiliyor olması zaten her yaş grubundaki bireyler için geçerli olan tedavi kısıtlılıkları iken yaşa bağlı azalan fizyolojik rezerv (azalmış akciğer, karaciğer ve böbrek kapasiteleri), düşük iyileşme hızı, gençlere göre artmış ek hastalık görülme oranı ile yaşlı bireylerin sosyal izolasyonu ve sağlık hizmetlerine hızlı ulaşımda yaşayabileceği sorunlar yaşlılarda Coronaviruse bağlı yüksek mortalite oranlarının nedenleri olarak sayılabilir.

-Ne yapmalı?

Öncelikle genel hijyen kurallarına ek olarak yaşlı bireyler bir salgın durumunda gerekmedikçe sokağa çıkmamalıdır. Genç bireylerin 48 saat içinde düşme eğilimi göstermeyen ateş ya da solunum sıkıntısı (nefes darlığı) olması halinde bir sağlık merkezine başvurmaları önerilirken; kronik hastalığı olanlar ile 60 yașın üzerindeki bireylerin ise hastalık belirtileri başladığında sağlık kuruluşlarına başvurmalarını öneriyoruz.


İstanbul Gerontoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi Projesi

Bu web sitesi, İstanbul Kalkınma Ajansı’nın desteklediği (İstanbul Geronteknoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi Projesi)Projesi kapsamında hazırlanmıştır. İçerik ile ilgili tek sorumluluk İstanbul Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi'ne ait olup İSTKA veya Kalkınma Bakanlığı’nın görüşleriniyansıtmamaktadır.”

İst-GETAM - İstanbul Gerontoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi Projesi